ANLAMLI GÜN
Yüce Atatürk, Ulus okulları dediğimiz millet mekteplerinde, yazı tahtasının başına geçerek dersler vermiştir.
Atatürk’ün millet mekteplerinde Baş Öğretmenliği görevini kabul ettiği tarih 24 Kasım 1928’dir.
O nedenle 1981 yılında Türkiye’de ilk kez 24 Kasım Öğretmenler Günü olarak kutlandı. Mustafa Kemal Atatürk’e Baş Öğretmen ünvanı 24 Kasım 1928 tarihinde Türkiye Cumhuriyeti’nin eğitim sistemine katkılarından dolayı verilmişti.
Öğretmenler Günü, Dünyada 5 Ekimde kutlanırken farklı ülkelerde kutlanış şekli ve değişiklik göstermektedir.
Hindistan da 5 Eylül, Amerika Birleşik Devletlerinde Mayıs ayının ilk Salı günü kutlamalar yapılmaktadır.
Bugünün öğretmen, öğrenci ve velilerin bütünleştiği, birbirine yaklaştığı, ebediyete intikal etmiş ve emekli olmuş öğretmenlerin hatırlandıkları, görevde olanların birbiriyle daha da kenetlendikleri bir gün olduğuna inanıyor,
43. Yılını kutladığımız bu anlamlı günün, tüm öğretmen arkadaşlarıma başarı ve iyilikler getirmesini diliyorum.
Yıllarını bu mesleğe vermiş bir öğretmen olarak şöyle diyorum: Çocuklarımızı teknoloji çağında geleceğe hazırlamanın sorumluluğu hepimizin omuzlarındadır.
Onun içidir ki bizlere emanet edilen bu körpe dimağları, yüksek ülke idealleri doğrultusunda eğitmek bizim için bir görev ve sorumluluk olmalıdır.
Çünkü çocuk, yazılmamış bir kağıt, işlenmemiş bir toprak gibidir.
Ne yazılırsa, o okunur. Ne ekilirse biçilecek o dur. İnanıyorum ki tüm öğretmenler bu sorumluluğun bilincinde olarak çalışıyor ve çalışacaktır.
Hiç unutmuyoruz ki, öğretmenlik mesleğinin simgesi meş’aledir.
Bu meş’ale hiç sönmeyecek ve yanmaya devam edecektir.
Onu söndürmemek için, öğrencilerimize birer ana, birer baba gibi şefkatle yaklaşarak Türk olmaktan gurur duyan, tarihiyle övünen, üstün değerleri muhafaza eden bir gençlik olarak hayata hazırlamalıyız.
O zaman ki, bu mesleğimizin saygınlığını artıracak, hem de istikbale güvenle bakmamıza sebep olacaktır.
‘’Bu güzel hedefe ulaşmanın, şerefi, onuru ve haklı gururu da, biz öğretmenlerin olacaktır.
Bu meslekte yıllarca çalışmış olmama rağmen şu günde dahi ilk öğretmen oluşumun heyecanını duyuyor, eğer Dünyaya bir daha gelmek nasip olsa, yine öğretmen olurdum’’ diyorum.
Günay EMİROĞLU

