12 Şubat, 'Ya istiklâl ya ölüm.' diyenlerin günüdür. 12 Şubat 'İman varsa, imkân da vardır.' diyenlerin günüdür. 12 Şubat, 'Maraş bize mezar olmadan düşmana gülzar olamaz.' diyenlerin günüdür. Kahramanmaraş vatanına göz dikenlerin gözünün yaşına bakmayan Maraş'tır. Kahramanmaraş teriyle ve kanıyla tarihini yazanların şehridir. Üstünden bir değil, bin asır geçse de unutulmayacak kahramanlık destanlarının yazıldığı kurtuluşumuzun 100. Yılını görmek, bu şerefi taşımak bizlere nasip olmuştur.
Kutlu olsun!
Maraş'ın işgalinden büyük teessür duyan Mustafa Kemal Atatürk, kurtuluş haberimizi aldığında ise bir o kadar mutlu olacak ve Heyeti Temsiliye Merkezlerine çektiği telgrafta Maraş halkından 'Düşmanın taarruzuna karşı kahramanca silâha sarılan Maraşlı kardeşlerimiz' diye bahsederek yıllar sonra resmi olarak aldığımız 'Kahraman' unvanını aslında daha o günden Maraş'a vermiş olacaktır.
Bir şehir düşünün kadın-erkek, yaşlı-çocuk demeden yediden yetmişe her ferdi Milli Mücadele'ye katılmış ve Ankara'dan Maraş'ta Milli Mücadele'ye katılanların isimleri istendiğinde mücadeleye katılmayan tek bir kişinin bile olmadığı cevabı verilmiş, bunun sonucu olarak o koca memleket, Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından İstiklal Madalyası ile ödüllendirilmiştir.
Elbette her şehir çok kıymetli. Her şehrin bağımsızlık mücadelesi çok kıymetli. Ancak Maraş'ın kurtuluş mücadelesi insana 'İyi ki Kahramanmaraşlıyım. İyi ki burada doğmuşum. Dünyaya bir daha gelsem yine bu topraklarda doğmak isterim.' Dedirtiyor. Çünkü bizler Sütçü İmam'ın, Hürü Ana'nın Arslan Toğuzata'nın, Ali Sezai Efendi'nin, Senem Ayşe'nin ve daha sayamadığım onlarca Kahramanın torunlarıyız. Onların hikâyeleriyle büyüdük. Şimdi bizlere düşen de çocuklarımızı bu tarih bilinciyle büyütmek ve sefaletle ve fakat şerefle kazanılan bu toprakların tarihini ve değerini unutturmamak, bu memleket için 100 yıl önce olduğu gibi bugün de top yekün çalışmaktır. Bu, tarihiyle, doğal güzellikleriyle, halkıyla her şeyin en iyisini hak eden Kahramanmaraş'a karşı vazifemizdir.
Unutulmasın ki; ülke ve millet olarak içinde bulunduğumuz şartlar değişse de bağrımızda yanan bağımsızlık ateşini söndürmeye kimsenin gücü yetmeyecektir.
Bilindiği üzere bu sene destansı mücadelemizin 100. Yıl dönümü olması münasebetiyle kurtuluş etkinliklerimiz Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı himayelerine alındı ve kutlamalarımız coşkuyla devam etmektedir. Bu vesileyle Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip ERDOĞAN'a teşekkürü bir borç biliyor, tüm Kahramanmaraş halkının Kurtuluş Bayramını tekrar kutluyorum.

