YANGIN ÇIKMADAN ÖNCE YANGIN BAŞLAR
Yangın çoğu zaman bir anda çıkar.
Ama aslında yangın, alevlerin yükseldiği anda başlamaz.
Yangının asıl başlangıcı; “Bir şey olmaz” denilen ilk andır.
Bakımı ertelenen elektrik panosunda, kontrol edilmeyen kabloda, önü malzemelerle kapatılan yangın dolabında, çalışmayan yangın pompasında, devre dışı bırakılan alarm sisteminde, yanlış istiflenen depoda ve açık bırakılan acil çıkış kapısında…
Yani yangın, çoğu zaman alevden önce ihmal olarak başlar.
“BİZİM FABRİKADA YANGIN ÇIKMAZ”
Yangın sektöründe yıllardır çalışan biri olarak en çok duyduğum cümlelerden biri budur:
“Bizim fabrikada yangın çıkmaz.”
Keşke yangın, kimin fabrikasında çıkacağını önceden haber verse…
Yangın; büyük ya da küçük işletme seçmez. Fabrika, depo, iş yeri, ev veya araç fark etmez.
Asıl tehlike ise yangının çıkmasından çok, çıktığı anda hazırlıksız yakalanmaktır.
Bir yangın alarm sistemi yalnızca duvarda duran bir panel değildir.
Bir sprinkler sistemi sadece tavandan sarkan sprinkler başlıklarından ibaret değildir.
Bir yangın pompası yalnızca makine dairesinde duran büyük bir ekipman değildir.
Bunların tamamı ancak düzenli olarak kontrol edildiğinde, bakımı yapıldığında ve gerektiğinde çalıştığında gerçek bir yangın güvenlik sistemi olur.
SİSTEM VAR AMA ÇALIŞMIYORSA…
Sahada zaman zaman çok ilginç durumlarla karşılaşıyoruz.
Yangın dolabı var ama önü kapalı.
Sprinkler var ama üzeri malzemeyle kapatılmış.
Yangın alarm paneli var ama arızalı.
Pompa var ama uzun zamandır test edilmemiş.
Yangın kapısı var ama açık tutuluyor.
Acil çıkış kapısı var ama önünde malzeme bulunuyor.
Böyle bir durumda kâğıt üzerinde her şey vardır.
Ama gerçek bir yangında hiçbirinin işe yaramaması mümkündür.
İşte burada çok önemli bir ayrım ortaya çıkıyor:
Yangın güvenliği, ekipman sahibi olmak değil; o ekipmanı çalışır durumda tutmaktır.
YANGINLA MÜCADELE, YANGIN ÇIKINCA BAŞLAMAMALI
Yangın güvenliği konusunda en büyük yanlışlarımızdan biri, yangın çıktıktan sonra ne yapacağımızı düşünmemizdir.
Oysa asıl soru şudur:
Yangın çıkmadan önce ne yaptık?
Elektrik tesisatımız kontrol edildi mi?
Yangın pompası periyodik olarak test edildi mi?
Sprinkler sisteminin vanaları açık mı?
Yangın alarm sistemi çalışıyor mu?
Acil çıkışlarımız gerçekten kullanılabilir mi?
Personelimiz yangın anında ne yapacağını biliyor mu?
Depolama alanlarında yangın güvenliğine uygun istifleme yapılıyor mu?
Bu soruların cevabı “evet” ise yangına karşı önemli bir adım atmışız demektir.
Ama cevap “sonra bakarız” ise, aslında yangın riskini geleceğe bırakıyoruz demektir.
“BİR ŞEY OLMAZ” DEMEYELİM
Yangın güvenliğinde en pahalı cümlelerden biri şudur:
“Bir şey olmaz.”
Çünkü bazen bir şey olmaz.
Ama bazen de olur.
Ve olduğunda kaybettiğimiz şey sadece mal değildir.
Üretim durur.
İnsanlar yaralanabilir.
İşletmeler kapanabilir.
Aileler mağdur olabilir.
Yıllarca verilen emek birkaç saat içinde yok olabilir.
Bu nedenle yangın güvenliği bir masraf kalemi olarak görülmemelidir.
Yangın güvenliği, insan hayatına ve emeğe yapılan bir yatırımdır.
Unutmayalım:
Yangın söndürme sistemi, yangın çıktığında hatırlanacak bir sistem değildir.
Yangın çıkmadan önce hazır olması gereken bir sistemdir.
Çünkü yangın çıktığında artık “keşke” demenin hiçbir faydası yoktur.
Ben yıllardır bu sektörün içindeyim ve sahada gördüğüm her olay bana aynı gerçeği tekrar hatırlatıyor:
Yangın bir anda çıkar; fakat yangına hazırlıksızlık bir günde oluşmaz.
İhmal, küçük küçük birikir.
Sonra bir gün…
Bir kıvılcım çıkar.
Ve yılların ihmali, birkaç dakikada büyük bir felakete dönüşebilir.
Bu yüzden gelin, yangını beklemeyelim.
Yangın çıkmadan önlemimizi alalım.
Çünkü yangın güvenliğinde en başarılı müdahale, yangın çıktıktan sonra yapılan değil;
yangının felakete dönüşmesini engelleyen müdahaledir.

