İş İNSANI KURTUL"ARAZİ TOPLULAŞTIRMALARI AMACINA UYGUN YAPILMALIDIR"

Kahramanmaraş Ticaret ve Sanayi Odası Meclisi Başkan Yardımcısı,iş insanı Abdulkadir Kurtul,Tarım arazileri ile ilgili olarak,toprak bütünlüğünün korunması amacı ile devletin çok iyi niyetlerle çıkardığı toplulaştırma işleminde zaman zaman eksiklikler olduğunu ve kanunun çıkarılış amacına uygun şekilde uygulanamadığını ifade etti.

Toplulaştırmanın aslında üretim yapılan arazilerin korunması ve üretimi teşvik  ve verimin artırılmasını amaçlayan bir uygulama olduğunu ifade eden KMTSO Başkan Yardımcısı  İş insanı Abdulkadir Kurtul yaptığı açıklama da şunları söyledi.

 Tarım ve Orman Bakanlığı Devlet Su işleri Genel Müdürlüğü arazi toplulaştırma ve Tarla içi Geliştirme hizmetleri dairesi başkanlığı tarafından yapılan uygulama da, ilgili mevzuat düzenlemelerinin emredici nitelikteki hükümleriyle kesinlikle bağdaşmayan bir takım sıkıntı ve oluşan sorunlar yaşanmaktadır,bu da arazi sahipleri tarafından kaygı ile takip edilmektedir" diyen Abdulkadir Kurtul "Bilindiği üzere; toplulaştırmayla amaçlanan esasında ekonomik üretime imkan vermeyecek şekilde dağınık halde bulunan tarım topraklarının birleştirilmesi ve bu alanlardan böylelikle azami ekonomik verimin elde edilmesidir"

“Tarımsal araziler bu Kanuna ekli (1) sayılı listede belirlenen yeter gelirli tarımsal arazi büyüklüklerinin altında ifraz edilemez, bölünemez.” cümlesiyle hükmün emredici nitelik taşıdığı tartışmasız kılınmıştır.

 Toplulaştırmaya konu edilen tarım topraklarının anılan listede bildirilen büyüklükler gözetilerek derlenmesi gerektiği açıkken; uygulamada bu emredici hükümle bağdaşmayan işlemler yapılmakta ve çoğu tarımsal arazilerin büyüklükleri kanunen olması gereken değerlerin altında kalmaktadır."diyen KURTUL açıklamasını şöyle sürdürdü,

"Yine birçok tarım topraklarının ekonomik üretime imkan tanımaz halde dağınık ve parçalı bırakılması da süreç içerisinde sıkça yaşadığımız/gözlemlediğimiz toplulaştırmanın özüne ve amacına aykırı bir diğer sorundur.  

Tüm bunlarla birlikte, tarımsal arazilerin kullanım ve işlemeye elverişli olmayacak şekilde parsellenmesi de tarafım başta olmak üzere toprak sahiplerinin sıkıntı yaşadığı başka bir durumdur.

Daha açık bir deyişle, tüm arazilerin mimari plan ve proje çizimlerine uygun geometrik şekillerle, belirli bir nizam, orantı ve plan içinde, kullanım ile işlemeye elverişli olması gerekirken; tarım arazileri, traktör gibi tarım araçlarının toprakta rahat biçimde çalışması, toprağın kolay ve verimli işlenmesine imkan vermez şekilde, girintili-çıkıntılı bir yapıda parselasyona tabi tutulmuştur/tutulmaktadır.

Uygulama alanları incelendiğinde ve birbirleriyle karşılaştırıldığında da olması gereken plan ve sisteme tamamen aykırı, düzensiz bir parselasyon planının uygulandığı görülecektir,bütün bu durumlar esasında toprağın verimli şekilde işletilmesi, bu yönde birim alandan azami ekonomik verimin alınması, tarım üretimi ile buralardaki istihdam imkanlarının artırılması, ekonomik üretime imkan vermeyecek şekilde parçalanan tarım topraklarının toplulaştırılması şeklindeki kamunun yüksek menfaatini gözetir amaç ve çalışmalar ile toplum yararı uyarınca alınan kararlara ciddi engel teşkil etmektedir."dedi.

KMTSO Başkan Yardımcısı KURTUL sözlerinin devamında ise şunları söyledi. 

"Başta 3083 ve 5403 sayılı Kanunlar ile bunlara bağlı olarak çıkarılan yönetmelikler olmak üzere, ilgili mevzuat düzenlemelerinin ve özünde toplulaştırmanın amacına tamamıyla aykırı iş/işlemler yürütülmekte, bu uğurda gerekli denetim ve düzenlemeler de maalesef gereği gibi yapılmamaktadır. 

"Oysa ki; tarımsal arazilerin mevzuatın belirlediği asgari büyüklük sınırlarına uygun olarak ve yol, kanal gibi ortak kullanım yerlerine, ulaşıma elverişli şekilde ifraz edilmesi/düzenlenmesi gereken arazilerin toplulaştırmasını önemsiyor ve gerekliliğine inanıyoruz"diyen KMTSO Başkan Yardımcısı KURTUL son olarak ise şunları söyledi

"Ancak bu önemli uygulama da oluşan mağduriyetlerin giderilmesi ve yeni mağduriyetler olmaması için,
Avrupa’da amacına uygun olarak yapılan uygulamaların,ülkemizdeki uygulayıcılara Avrupa'daki uygulamaları ya yerinde göstermek yada burada hizmet içi eğitim programları düzenleyerek anlatmanın gerekliliğine inanıyoruz,mevzuata uygun hareket etmeyen ve bunları denetlemeyenlerle ilgili olarak ise hukuki müeyyideler uygulanmalıdır"dedi.

Haber344.com  /  HABER  - EKONOMİ