aakbaba46 @ gmail.com

Selamün aleyküm.

Vakıf kaynağını yüce dinimizin ilkelerinden alır.

Kuranı Kerim’in hayır,birr,iyilik,infak ,ihsan ve sadaka kelimelerinin vücut bulmuş,müesseseleşmiş,kurumsal halidir.

Kelime olarak,durdurmak,hapsetmek anlamındadır.

Kavram olarak ise,bir mülkün mülkiyetinin Allah’a,gelirinin ise ıbadullaha,Allah’ın kullarına tahsis edilmesidir.

Yüce Kitabımızdaki infak,hayır,ihsan vb.kavramlar,vakıf duygusunun ana motivasyonunu oluşturur.

Bazı ayetler şu şekildedir;
Müminler bollukta ve darlıkta infak ederler.”(Ali İmran,134)
Hayır yapınız ki kurtuluşa eresiniz”(Hacc,77)
Sevdiğiniz şeylerden infak etmedikçe gerçek iyiliğe erişemezsiniz “(Ali İmran,92)

Hadis-i şeriflerde de müminlerin hayır yapması,sadakai cariyede bulunması teşvik edilmiştir.

Bunlar da vakıfların kurulması ve çoğalmasında çok önemli etken olmuştur.

Bu konudaki bazı hadisi şerifler şöyledir.
Peygamber Efendimiz (sav)şöyle buyurmuştur:”İnsan ölünce üç ameli dışında bütün amellerinin sevabı kesilir.Sadakai cariye,kendisinden istifade edilen ilim,arkasından dua eden hayırlı evlat.”(Müslim,Ebu Davud)

Diğer bir hadisi şerifte de Efendimiz şöyle buyurmuştur;
Ya öğreten ol,ya öğrenen ol.Ya dinleyen ol.Ya da bunları seven.Beşincisi olma,helak olursun.”(Beyhaki,Taberani)

Peygamber Efendimiz (s.a.v)ve sahabei kiram da kendi mallarından infakta bulunmuşlar,sadakai cariye hükmünde hayırlar yapmışlardır.

Amr b.Haris (r.a)diyor ki;”Rasulullah Fedek ve Hayber’deki arazisini vakfetti.”(Buhari)

Peygamber Efendimiz’in teşvikiyle Hz.0sman(r.a)da Rume kuyusunu satın alarak vakfetmiş,müslümanların içme suyu ihtiyacını karşılamıştır.(Müslim)

Vakıflar,Selçuklularda da gelişimini sürdürmüş,Osmanlılar da ise zirveye ulaşmıştır.

Günümüzde bir çok kamu kurumunun yaptığı hizmetleri,işleri vakıflar yapmış,bunun karşılığında devletin genel bütçesinden hiçbir harcama almamıştır.

Yani vakıflar devletin yükünü almıştır.
Toplumun ihtiyacı olan her alanda,ibadet,eğitim,sağlık,konaklama,aydınlanma,çeşmeler,sebiller vb.bütün ihtiyaçlar vakıflar tarafından karşılanmıştır.

Camilerdeki görevlilerin,medreselerdeki müderrislerin,hastanelerde çalışan doktorların imarethanelerdeki aşevi görevlilerinin,istihdam edllen bütün personelin maaşları vakıflar tarafından karşılanmıştır.

Binlerce alanda kurulan vakıflar,insanların her türlü ihtiyaçları için şefkatle ve merhametle çalışmıştır.

Bu çerçevede bize,dinimizin “Yaratana saygı,yaratılana şefkat”prensibinin tezahürü olarak yansır.

Yolda kalanlar için,hacca gitmek isteyenler için,evlilik çağındaki gençlerin evlenmesi,genç kızların çeyizi,mahkumların harçlığı,hizmetkarların kırdığı eşyaların tazmini,sokaktaki kedilerin barınması,kuşların yuvaları, vahşi hayvanların beslenmesi vb.için de vakıflar kurulmuştur.

Hayatın bütün alanlarını o kadar kuşatmıştır ki bu durum şöyle ifade edilmiştir.”Bir kişi vakıf bir evde doğar,vakıf bir beşikte büyür,vakıf bir müesseseden beslenir,vakıf bir evde ikamet eder,vakıf bir kurumda çalışır,vakıf bir evde ölür,vakıf bir tabuta konur ve vakıf bir mezarlığa defnedilir.”

Şu hadisi şerifte bizler için çok önemlidir;
Peygamber Efendimiz (s.a.v)ashabına sordu.”Hanginize mirasçının malı kendi malından daha sevimlidir?”Sahabeler;”Ya Rasulallah!Hepimiz kendi malımızı daha fazla severiz “dediler.

Bunun üzerine Efendimiz(s.a.v)”Kişinin kendi malı hayır yaparak önden gönderdiği,mirasçının malı ise harcamayıp geriye bıraktığıdır”buyurdu.(Buhari)

İşte bu hadisi çok iyi anlayan,idrak eden ecdadımız,vakıf kurmak için çalışmış,geçici dünyaya aldanmamıştır.

Bu nedenle vakıfları şu şekilde tanımlayabiliriz;

Vakıflar çağlar aşan hayır müesseseleridir.

Vakıf malı konusunda ise çok hassas olmalıyız.Çünkü ona el uzatan,ecdadın bedduasına müstahak olur.

Bu konuda Maraş’ımızın şu sözü de çok yerindedir.”Vakıf malı yiyen püsüğün gözleri kör olur.”Allah korusun!

Hayırlı,bereketli, huzurlu ve sağlıklı Cumalar.