aakbaba46 @ gmail.com

Selamün aleyküm.

Doğumla başlayan hayatımız,ölümle sona erer.

Bu süre namazsız ezan ile ezansız namaz arası olarak ya tarifi edilmiştir.

Doğduğumuzda kulağımıza ezan okunur,adımız konur.Öldüğümüzde ise namazımız kılınır.

Hayatla ölüm yanyana,içiçe apaçık gerçektir.

Rabbimiz Mülk suresinde hayat ve ölümü birlikte yanyana zikretmiştir.

Ömrümüzün ne zaman sona ereceğini,ecelimizi biz bilemeyiz.

O Rabbimizin takdirindedir.

Yüce Kitabımızda şöyle buyrulur;”Sizi toprak,sonra nutfe,sonra alaka aşamalarından geçirerek yaratan O’dur.O sizi bir bebek olarak hayat alanına çıkarır.Ardından güçlü çağınıza ulaşıncaya,sonra da yaşlılar haline gelinceye kadar sizi yaşatır.İçinizden bazıları bundan önce vefat eder.Sonuçta belli bir vakte kadar yaşamaktasınız.Umulur ki akledersiniz.(Mümin,67)

Ölüm karşısında bize düşen ise sabretmektir.

Allah (c.c)şöyle buyurur;”Sabredenleri müjdele!Onlar başlarına bir musibet geldiğinde “Muhakkak ki biz Allah’a aidiz ve kuşkusuz O’na döneceğiz.”derler.

İşte Rablerinin lütufları ve rahmeti bunlar içindir.İşte doğru yola ulaşanlar bunlardır.”(Bakara,155,156,157)

Bu konuda asrı saadetten iki örnek dikkat çekicidir;

“Hz.Peygamber bir gün kabir başında ağlayan bir kadını gördü ve ona “Allahtan kork ve sabret” buyurdu.

Hz.Peygamberi tanımayan kadın;”Git başımdan yaşadığım musibeti sen yaşamadın!”diye cevap verdi.

Kendisine öğüt verenin Hz.Peygamber olduğu söylenince,özür dilemek için O’nun evine gitti ve “Seni tanıyamadım “dedi.

Efendimiz de”Sabır ancak musibetin başa geldiği ilk anda olmalıdır “buyurdu.

Ümmü Süleym annemizin sabır ve metaneti;

Enes ibni Malik şöyle rivayet ediyor;
Hz.Ebu Talha’nın hasta bir erkek çocuğu vardı.Ebu Talha evde değilken çocuk öldü.Eve döndüğü zaman ;”Oğlumun durumu nasıl?”diye sordu.

Çocuğun annesi Ümmü Süleym;”O şimdi eskisinden daha rahat “dedi.

Akşam yemeğini hazırlayıp getirdi.Ebu Talha yemeğini yedi,sonra da hanımıyla yattı.Daha sonra hanımı ona”Çocuğu defnediniz.”dedi.

Ebu Talha sabahleyin Peygamberimize durumu anlattı.Peygamber (s.a.v)”Bu gece ilişkide bulundunuz mu?”diye sordu.

Ebu Talha;”Evet “dedi.Efendimiz;”Allahım,bu ikisine mübarek kıl “ diye dua etti.

Evet,bizler de sabırla ve tevekkülle ve tam bir mümin teslimiyetiyle ölüme yaklaşmalı,vefat eden için “Allahım onu da bizi de bağışla!”diye dua etmeliyiz.

Hz.Mevlana,ölümü düğün gecesi (şebi aruz)olarak görmüştür.

Bediuzzaman Said-i Nursi,terhis tezkeresi olarak tanımlamıştır.

Necip Fazıl da;
Ölüm güzel şey,budur perde ardından haber/Hiç güzel olmasaydı ölür müydü Peygamber

Taziyeye katılarak,hüznü paylaşmak,müminin mümin üzerindeki haklarından biridir.

Peygamber Efendimiz “Ölülerinizi güzel yönleriyle anınız”(Ebu Davud) buyurdu.

Allah ahiret ayrılığı vermesin.Hepimizi ölüme hazırlıklı olan ve Efendimizin Hamd sancağı altında olanlardan eylesin.

Hayırlı, bereketli, huzurlu ve sağlıklı Cumalar.