fatmagultanis @ gmail.com

12 ŞUBAT

Zaman, bazen sadece takvimdeki bir yaprağı değil, bir halkın karakterini de çevirir.

Kahramanmaraş için 12 Şubat, sadece kışın ortasında soğuk bir gün değil; damarlarda akan kanın, toprağa düşen alın terinin ve eğilmeyen bir başın mühürlendiği gündür.

Bugün modern binaların arasında yürürken, altından üstünden geçtiğimiz caddelerin ,kanlıdere köprününün …aslında birer siper, aldığımız nefesin ise birer emanet olduğunu unutmamak gerekir.

0lBizler ; bugün özgürce hayal kurduğun bu sokaklarda, tam 106 yıl önce imkansızlıklar

içinde imkan bulmaya çalışan büyük bir ruh vardı.

Tarih 1920’yi gösterdiğinde, bu kadim şehir işgal altındaydı ancak Maraşlı biliyordu ki; bayrak göklerde özgürce dalgalanmıyorsa, o şehirde cuma namazı bile kılınamazdı.

Rıdvan Hoca’nın Kalesi’nden yükselen o gür ses, sadece bir ibadet çağrısı değil, bir haysiyet dersiydi.

Sütçü İmam’ın ilk kurşunu ise sadece bir namludan çıkmadı; bir milletin uyanışını, namusunu ve direnişini müjdeledi.

Bizler bugün kahvemizi yudumlarken veya sosyal medyada dünyayı izlerken, o gün bu şehirde nefes almanın bile ağır bir bedeli olduğunu, "hür yaşamanın" ise can feda edilerek kazanılan mukaddes bir hak olduğunu derinlemesine hissetmeliyiz."

Bu topraklar, "Ya istiklal ya ölüm" diyenlerin mirasıdır.

Onlara olan borcumuz, sadece  ezberlemek değil, bıraktıkları bağımsızlık ateşini hep taşımak olmalı…

ÖömModern dünya seni tektipleştirmeye ve değerlerinden koparmaya çalışırken, 12 Şubat senin kimliğin olmalı.

Maraş’ı "Kahraman" yapan şey, zengin-fakir, yaşlı-genç demeden herkesin tek bir yürek olmasıydı.

Onlar bölünerek değil, birleşerek bizlere bu emaneti bıraktılar.

Senin de bugün karşılaştığın zorluklarda ihtiyacın olan o "Maraşlı azmi", aslında damarlarında hala mevcut. Sadece bunun farkında ol.

Bu bir savaş tarihi değil; bir milletin bağımsızlığın hikayesidir.

Bayrağına bakarken gözleri dolan bir dedenin, evladını cepheye gönderen bir annenin, okulunu bırakıp siperlere koşan gençlerin destanıdır.

Tarihine sahip çıkmak, sadece geçmişe bakmak değil; o kökten güç alarak geleceğe yürümektir.

12 Şubat ruhunu sadece bugün değil, attığın her adımda yaşatmalısın.

Kendi tarihine yabancılaşan, köksüz bir ağaç gibi ilk rüzgarda devrilir.

Oysa senin köklerin, o çetin kış gününde karları eritip fışkıran bir direniş çiçeğidir.

Şunu hep hatırlayalım ki; tarih sadece kağıt üzerinde yazılanlar değildir.

12 Şubat’ı kutlarken sadece çeteleri görüp, davul-zurna sesini duymayalım; o davulun her vuruşunda atan "Hürriyet!" kalbini hissedelim.

Emanetimizin büyüklüğünü, değerlerin en kıymetli hazine olduğu ise hep hatırımızda olsun.

Bayrağımızı ve başımızı dik tutalım ; çünkü biz "kendi kendini kurtaran" o kahraman ecdadın torunu ve geleceğin teminatıyız.

Bu ruhu diri tuttuğumuz sürece, bu şehir hep Kahraman kalacaktır.

Bu şehirde bugün özgürce nefes alabiliyorsak, bunu canını siper eden şehitlere, atalarımıza borçluyuz. Ruhları şad olsun.

Fatmagül TANIŞ 2026