MİLLİ VE MANEVİ DEĞERLERİMİZ
Yüce dinimiz İslam’ın temel inanç esaslarından biri de peygamberlere imandır.
İlk insan ve ilk Peygamber Hz. Âdem’den son Peygamber Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v)’e kadar bütün peygamberlere iman etmek, inancımızın gereğidir.[1] İnsanlık, hak ile batılı, doğru ile yanlışı, iyi ile kötüyü birbirinden ayırt etmeyi onlardan öğrenmiştir.
Milletleri güçlü kılan, onları emin adımlarla geleceğe taşıyan temel unsur; milli ve manevi değerlerine bağlı kalmalarıdır.
Kendi değerlerinin yerine başkalarının değerlerini, kendi sembollerinin yerine başkalarının sembollerini benimseyen milletler ayakta duramazlar.
Kendi medeniyetini unutup yabancı kültürlerin etkisi altına giren toplumlar; tarihlerini, dillerini, dinlerini ve kimliklerini kaybederler.
Nitekim Peygamber Efendimiz:(s.a.v)’in, ْ“ Kim bir kavme benzerse o da onlardandır.”[2] uyarısı hepimiz için önem arz etmektedir.
Bu sebepledir ki, dinimiz ve geleneğimizle hiçbir bağı olmayan, İslam dışı geleneklerden kalan figürlere özenmek, onlar gibi giyinmek, onlar gibi hediyeler dağıtmak, inancımıza aykırıdır, yanlıştır.
Unutmayalım ki, kötülüklerin anası olan alkolü, ocakları söndüren kumarı, aile ve toplumu temelinden sarsan zinayı, aklı ve iradeyi devre dışı bırakan uyuşturucu maddeleri, mutsuzluktan başka getirisi olmayan piyango ve diğer şans oyunları gibi haramları, yılbaşı kutlamaları dâhil hiçbir eğlence ve kutlama helal ve meşru hale getiremez.
Müslümanların, değerleri ve inançlarıyla uyuşmayan söz konusu yanlışlara düşmelerinin sebebi; dünyevileşmeleridir, ilahi ölçülerden uzaklaşmalarıdır.
Sevgili Peygamberimiz (s.a.v) bu hususta bizleri şöyle uyarmaktadır: “İçinizden öyleleri olacak ki, önceki kavimlerin âdetlerini karış karış, arşın arşın takip edecekler.
Hatta onlar bir kertenkele deliğine girseler bile peşlerinden oraya girecekler.”[3] Öyleyse, bizi biz yapan ve bizi ayakta tutan değerlerimize sarılalım, sahip çıkalım.
Dinimizde asla yeri olmayan batıl inançlardan, hurafelerden, yanlış tutum ve davranışlardan kendimizi, ailemizi, gençlerimizi ve çocuklarımızı koruyalım. Şu Ayet-i kerimeye kulak verelim.
“Sen onların dinlerine uymadıkça Yahudiler de Hıristiyanlar da senden asla razı olmayacaklardır. De ki: ‘Asıl doğru yol ancak Allah’ın yoludur.’…
Mustafa KALLİ

