fatmagultanis @ gmail.com

Duygular Misafirdir, Anahtar Davranıştadır

Dünyayı gerçekten ne yönetiyor?

Güç mü, para mı, zeka mı?

Belki birçoğumuz bu soruya farklı cevaplar veririz ama içten içe hepimiz biliriz ki dünyayı yöneten şey aslında “duygular”dır.

Bir savaşın arkasında da bir barışın temelinde de, bir haykırışta da sessiz bir tebessümde de hep bir duygu vardır.

İnsan, doğası gereği duygularla yaşar, hisseder, karar verir.

Ancak burada ince bir ayrım var:

Duygular suçlu sadece kötü davranışlar değildir; yanlış olan, onları nasıl yönettiğimizdir.

Çünkü kötü duygu yoktur —Kötü davranış vardır.

Kızgınlık mesela.

Çok kolay “kötü” etiketini yapıştırırız.

Ama hiç düşündün mü? Belki o kızgınlık bir haksızlığa karşı yüreğinin isyanıdır.

Belki yıllardır bastırdığın bir duygunun gün yüzüne çıkışıdır.

Korku. Hep zayıflıkla özdeşleştirilir.

Ama bazen de seni tehlikeden koruyan, temkinli olmanı sağlayan bir öğretmendir

. Kıskançlık, kırgınlık, hayal kırıklığı…

Bunların her biri aslında iç dünyamızda bir şeylerin yolunda gitmediğini fısıldayan bir mesajdır.

Onları susturmak, bastırmak değil, anlamak gerekir. Duygular misafirdir.

Ziyarete gelirler. Kapını çalarlar, bazen sessizce içeri sızarlar.

Otururlar içinin bir köşesine. Kimisi ağlamak ister, kimisi konuşmak.

Onlara yer açmak gerekir. "Geldin, hoş geldin" diyebilmeli insan.

Çünkü duygular bastırıldıkça şekil değiştirir, bir yerden sızar, bazen öfke olup patlar, bazen sessizlik olup içten içe çürütür.

Ama... işin püf noktası şudur:

Misafiri ağırlarsın, ama evin anahtarını teslim etmezsin.

Duygunu tanırsın, ne anlatmak istediğini dinlersin, ama kararları ona bırakmazsın.

Çünkü davranış senin sorumluluğundur.

Bir duyguyla ne yaptığın, hayatının yönünü belirler. Öfkeliyken bağırmak kolaydır.

Ama susup beklemek cesaret ister. Kıskandığında suçlamak kolaydır.

Ama duygunun altındaki ihtiyacı fark etmek olgunluk ister. Hiçbir duygu doğası gereği “kötü” değildir.

Kızmak da insana dair, üzülmek de. Mesele, o duyguya ev sahipliği yaparken kendini kaybetmemek. Davranış, bizim irademizin sonucudur.

O yüzden birini kırdığımızda “Ama çok sinirlenmiştim” demek, duyguyu suçlamak, sorumluluktan kaçmaktır.

Aslında dememiz gereken şudur: “Sinirlendim, evet… ama ona rağmen daha farklı davranabilirdim.”

Hayat; duygularla tanışmak, onları yargılamadan dinlemek, sonra da irade ile davranışı seçme sanatıdır.

Evet, bu kolay değil. Ama insanı insan yapan da budur zaten.

Kalbinin kapısını herkese açarsın ama anahtarı, sadece güvene teslim edersin.

Duygulara değil, değerlere…

Öyleyse kapını açık tut.

Duygular gelsin, içeri buyur et.

Ne anlatmak istediklerini dinle.

Ama karar kontrol sen de olsun. Çünkü evin sahibisin sensin.

Misafirleri ağırlarsın, ama yöneten her zaman sen olmalısın.

Sevgiyle farkındalıkla kal!.

Fatmagül TANIŞ - 2025