Selamün aleyküm…
İbadetle, dua ve zikirle yoğun olarak geçirdiğimiz ve oruçla taçlandırdığımız Arefe gününden sonra bizleri Kurban Bayramına kavuşturan Rabbimize sonsuz hamdü senalar olsun.
Kalplerimize ve gönüllerimize Allah’ın verdiği sürur ve huzur camilerden başlayarak bütün hanelerimize, köylerimize ve şehirlerimize dalga dalga yayılır.
Tekbirlerimiz yere göğe Allah’ın büyüklüğünü ve yüceliğini ilan eder.
Kurban bayramı bize Yüce Yaradanımızın özel ikramıdır.
Hz. Enes’in rivayet ettiği hadis-i şerif şu şekildedir;
Hz.Peygamber Medine’ye geldiğinde, halkın eğlence ile geçirdiği iki gün vardı.
Rasulullah “ Bu iki gün nedir ?” diye sordu.“Cahiliye döneminde o günlerde eğlenirdik” dediler.
Bunun üzerine Rasulullah şöyle buyurdu. “ Şüphesiz Allah sizin için o günleri Kurban ve Fıtır (Ramazan) bayramlarıyla değiştirdi.” (Ebu Davud)
“Rabbin için namaz kıl, kurban kes.” (Kevser, 2) ayeti ile Efendimize ve O’nun şahsında müminlere hitap edilir.
Hanefi mezhebine göre vacip, diğer üç mezhebe göre Şafii, Maliki ve Hanbeli’ye göre sünneti müekkededir.
Peygamber Efendimiz bayramın ilk günü için şöyle buyurmuştur;
“Bugün ilk işimiz, bayram namazı kılmak, sonra dönüp kurban kesmektir. Kim böyle yaparsa sünnetimize uymuş olur.” (Buhari)
Kurban etinden yemek, ikram etmek, yoksul kardeşlerimizi düşünmek çok önemlidir.
Bu konudaki şu rivayet bizim anlayışımızın ruhunu oluşturur.
Hz. Ayşe’den rivayet edildiğine göre Peygamber Efendimizin hanesinde bir koyun kesmişlerdi.
Hz. Ayşe’ye “Ondan geriye ne kaldı ?” diye sordu. Hz. Ayşe “Sadece bir but kaldı” cevabını verdi.
Bunun üzerine Hz. Peygamber;
“Desene bir but hariç hepsi duruyor” buyurdu. (Tirmizi)
Bütün ibadetlerin esası ve kabul edilmesi ihlasla, samimi olarak Allah için yapılmasıyladır.
Önemli olan takvamız ve ihlasımızdır. Bu konuda da ayeti kerime de şöyle buyurulur;
“Kurbanların ne etleri ne de kanları Allah’a ulaşır. Ancak sizin takvanız (Allah’a) ulaşır.” (Hac, 37)
Bugün dünyanın dört bir yanındaki din kardeşlerine ve yurt içindeki kardeşlerine vekaletle kurban ulaştırılması da inşallah milletimizin takvasına işarettir.
Dayanışma ve paylaşmanın son zamanlarda en zirve örneklerinden biridir.
Rabbim bütün hayır sahiplerinin ibadetini, hayrını kabul eylesin.
Kurban İslam’ın örnek ailesinin de Hz. İbrahim’le bize öğretir.
Allah’a teslimiyet, emrine inkıyat (boyun eğme) bu ailede tezahür eder.
Hz. İbrahim Rabbine sadakatini ispatladı. Hazreti Hacer yanında oldu.
Şeytana kanmadı. Hz. İsmail;” Emrolunduğunu yap babacığım” diyerek itaatkar bir evlat olmuştur.
Evet İsmail gibi evlat isteyenler, Hz. İbrahim gibi baba olmaya çalışmalı, Hz. Hacer gibi anne olmaya çalışmalıdır.
Yani sürekli çocukları eleştirme yerine kendimizi de çok muhasebe etmeliyiz.
Bayram, dargınlıkların, kırgınlıkların sona ermesi, kaynaşma ve birlik beraberliğin artmasına vesiledir.
Akraba ziyaretleri sılai rahim ile çoğalır. Geçmişlerimizi de unutmayalım inşallah…
Dünyanın dört bir tarafında zulüm altında olan, gönül coğrafyamız insanlarını, kardeşlerimizi de dualarda unutmayalım.
Rabbim cümlemizi şu mübarek bayram hürmetine arınıp bağışlananlardan eylesin inşallah.
Ne diyor şair;
“Mevla cümle günahları affede,
Bayram ol bayram ola…”
Bu duygu ve düşüncelerle hepinizin bayramını en içten duygularımla tebrik ederim.
Hayırlı, bereketli huzurlu ve sağlıklı bayramlar…


