bunyamingokce4646 @ gmail.com

ABD’NİN OLMAYAN ONURLU ÇIKIŞ ARAYIŞI

ABD ve İsrail’in çatışmanın ilk safhalarında benimsediği askeri yaklaşımın; Almanya’nın 2. Dünya savaşında uyguladığı, Yıldırım Harekatı , Barbarasso Harekatına benzeyen “ yok etme”, “şok baskın”, “okul baskını” olarak nitelendirilebilecek ani ve yoğun güç programına dayandığıi hızlı sonuç alma hedefi taşıyan stratejilerle savaşı başlatmıştır.

Ancak sahadaki gelişmeler, bu tür yüksek tempolu başlangıç hamlelerinin her zaman öngörülen sonuçları doğurmadığını göstermektedir.

İran örneğinde, toplumun farklı kesimlerinin, muhalefette dahil devletle birlikte hareket ederek kritik altyapı noktalarında –özellikle köprüler ve enerji üretim tesisleri çevresinde– sergilediği kolektif refleks, klasik askeri üstünlük anlayışının ötesinde bir direnç biçimine işaret etmektedir.

Bu durum, yalnızca askeri kapasitenin değil, toplumsal dayanışmanın ve siyasal bütünlüğün de çatışmanın seyrini belirleyen temel unsurlar arasında yer aldığını görüyoruz.

Bu çerçevede, ABD ve İsrail açısından çatışmanın başlangıcında hedeflenen hızlı ve belirleyici sonuçların elde edilememesi, stratejik hesaplamaların yeniden gözden geçirilmesini gerekli kılmaktadır.

Nitekim mevcut tablo, bazı değerlendirmelerde, tarafların askeri angajmanın maliyetlerini sınırlamak ve uluslararası meşruiyet zeminini korumak adına “onurlu çıkış” olarak tanımlanabilecek diplomatik seçeneklere yönelme ihtimalini güçlendiren bir gelişme olarak ortaya çıkmaktadır.

Anlaşıldığı üzere İsrail’in ve Abd’nin “ İsrail güçten Anlar” sözünün sahibi merhum Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ı ne kadar doğruladığı gerçeğini müşahede etmiş bulunmaktayız.

Sahadaki askeri dinamikler ile toplumsal direncin birleşimi, çatışmanın öngörülen seyrinden sapmasına neden olmuş; bu da ABD ve İsrail’in uzun vadeli çıkarlarını gözeten, gerilimi kontrollü biçimde azaltmaya yönelik ve kendilerinde olmayan “onurlu çıkış” arayışını içeren diplomatik kanallara daha fazla ağırlık verme ihtimalini gündeme getirmiştir.

Selametle kalınız.
24 nisan 2026