bunyamingokce4646 @ gmail.com

HÜRMÜZ KRİZİNDE TÜRKİYE’NİN DURUMU

Hürmüz Boğazı'nın kapanması, Türkiye için bir "çift tarafı keskin bıçak" niteliğindedir.

Coğrafyamızda her türlü siyasi ya da toplumsal harekette, her krizde ekonomimiz direk etkilenmektedir.

Mademki bu coğrafyanın bir parçasıyız, kaçınılmaz bir durum söz konusu ise, Hürmüz krizinden zarar etmek yerine bunu fırsata çevirmeliyiz.

Türkiye'nin petrol ithalatında Hürmüz Boğazı'nın doğrudan payı, son yıllarda uygulanan tedarik çeşitlendirme stratejisi sayesinde geçmişe oranla azalmış olsa da hala kritik bir seviyededir.

Hürmüz”den yapılan tedarik % 10-15 civarıdır.

Ama Rusya’dan %45 ve Iraktan %30lar civarında tedarik ediyoruz.

% 15 telafisi hemen mümkün olabilecek bir orandır.

Çevre ülkelerden kapasite artırımı ve karayolu tanker ticaretinin önü açılarak bu ara kapanabilir.

Ve transit geçiş yapılan boru hatlarındaki güvenlik ve koruma risklerini de artırarak faturayı kullanıcı olan zengin batılı ülkelere kesmeliyiz.

Türkiye dünya fındık üretiminin % 70ine sahip. Fiyatı İsviçre belirliyor. Petrol bu coğrafyada çıkıyor.

Ama fiyatını çıkaran ülkeler belirlemiyor.

Artık bu fiyatı petrolün asıl sahipleri belirlemeli.

Ve ürünlerimize sahip çıkmalıyız.

Acilen yapılması gereken ise İran, geçmişte Türkiye'nin en büyük petrol tedarikçisiydi.

Ancak ABD yaptırımları nedeniyle iptal edilen petrol ve enerji anlaşmaları yeniden yapılandırılmalıdır.

Körfez ülkeleri bile ABD hegemonyasını tartışmaya başlamışken bizim de, kendi göbek bağımızı kesme vakti gelmiştir.

Ayrıca doğalgaz boru hatları, elektrik enerji iletim hatları ülkemizin enerji güvenliği konusundaki tedarikçi ve tüketici ülkelere güvence vermesi ile krizin imkâna dönüşmesi sağlanmalıdır.

Kısacası bir kriz varsa, bunun kazananı ve kaybedeni vardır.

Biz neden kazanan tarafta olmayalım? Türkiye'nin petrolü fiziksel olarak "Hürmüz'e hapsolmuş" değildir; Kriz anında Türkiye, boru hatları üzerinden gelen güvenli arzı sayesinde birçok Avrupa ülkesine göre daha avantajlı bir konumdadır.

Devletimizin ulu yöneticileri bu kriz anında faturayı kendi öz vatan evlatlarına kesmeyi bırakıp, kriz kaynağını iyi değerlendirmelidir.

Selametle kalınız

01MAYIS2026