bunyamingokce4646 @ gmail.com

SADECE NETENYAHU MU SUÇLU?

Uluslararası çatışmaların ardından ortaya çıkan siyasi ve hukuki hesaplaşma süreçleri, çoğu zaman sorumluluğun belirli lider figürleri üzerinde yoğunlaştırılması eğilimini beraberinde getirmektedir.

Bosna Savaşı sonrasında yaşanan süreçte, başta Slobodan Milošević , Radko Miladiç olmak üzere bazı siyasi ve askeri liderler uluslararası mahkemelerde yargılanmış, böylece savaş suçlarının sembolik temsilcileri hâline gelmişlerdir.

Ancak bu durum, savaşın toplumsal, siyasal ve paramiliter boyutlarının yeterince, hukuksal zemine taşınmadığını görmüştük.

Hâlbuki Sırpların büyük çoğunluğu bu savaşın topyekün bir parçası olmuştu. Birkaç liderin yargılanması ile suç işleyen bir millet aklanmış gibi oldu.

Benzer bir tartışma günümüzde İsrail-Filistin çatışması bağlamında ortaya çıkmaktadır.

Bazı medya çevreleri ve yorumcular, yaşanan trajedilerin sorumluluğunu yalnızca Benjamin Netanyahu ve dar bir siyasi kadro üzerinden değerlendirme eğilimindedir.

Kuşkusuz bireysel cezai sorumluluk ilkesi uluslararası hukukun temel prensiplerinden biridir.

Ancak çatışmaların uzun vadeli etkileri incelendiğinde, mesele yalnızca belirli liderlerin siyasi kaderiyle sınırlı değildir.

Tarihsel deneyimler göstermektedir ki savaşlar sona erdikten sonra toplumlar yalnızca hukuki kararlarla değil, aynı zamanda hafızalarında taşıdıkları acılarla yaşamaya devam ederler.

Bu nedenle çatışma dönemlerinde ortaya çıkan yıkımın ve sivil kayıpların, bölge halklarının kolektif bilinçlerinde uzun süre etkisini sürdürmesi kaçınılmazdır.

5700 yıllık mikrobik bir devlet kurma hayalini gerçekleştirmek isteyen bir milletin işlediği suç basite indirgenemez.

Dünya milletleri olarak İsrail devletinin ve halkının topyekün işlediği suçlar göze batmaktadır.

Bu da yeryüzünde Yahudi halkına dönen bir nefret fırtınası oluşturmuştur.

Bizim ve dünya medyasına baktığımız da bunu engellemek için Netenyahu hükümetini suçlamaya başlamışlardır.

Anlaşıldığı üzere yakın bir gelecekte Netenyahu ve ekibi diskalifiye edilip, tüm suçlar bunlara yönlendirilecektir.

Ve aynı zamanda halk olarak işledikleri suçlarla temize çıkacaklarını sanıyorlar.

Bırakınız İsrail devleti ve halkını, tüm dünyadan ve ülkemizden insan avlamak için İsrail ordusunda görev alan askeri ve sivil ne kadar kişi varsa ortaya çıkarılıp yargılanmalı ve gerekli ceza uygulanmalıdır.

 Bu durumu takip edecek kadroların işbaşına gelmesi temennisi ile,

 Selametle kalınız - 12.06.2026