aakbaba46 @ gmail.com

Selamün aleyküm.

Hicri ayların 12.si olan zilhicce ayı,Hac ayı müminler için çok faziletli,çok değerli bir aydır.

Kuranı Kerim’de üzerine yemin edilen on gün,zilhiccenin ilk on günüdür.


Hac ibadetinin başladığı terviye günü,arefe günü,eyyamı nahr(kurban kesme) ve teşrik günleri bu aydadır.

Yüce Kitabımızdaki fecr süresinin ilk beş ayeti şu şekildedir;

1-Fecre yemin olsun.

2-On geceye yemin olsun.

3-Çifte ve teke yemin olsun

4-Geçip giden geceye yemin olsun.

5-Şüphesiz bunlarda,akıl sahibi bir kimse için üzerine yemin edilmeye değer bir özellik vardır.(Fecr,1-5)
Ayeti kerimelerde yemin edilen bu on gün için,hadisi şeriflerde de büyük övgü vardır.

Peygamber Efendimiz(s.a.v)şöyle buyurmuştur;
Allah katında ibadet edilecek (salih ameller yapılacak)günler içinde zilhiccenin ilk on gününden daha hayırlısı yoktur.(Buhari,Tirmizî,Ebu Davud)

Bir diğer hadisi şerifte de “Bu günlerde tesbihi çok yapın.Tahmidi,tehlili ve tekbiri çok söyleyin”buyrulmuştur.

Asrı saadetten şu tablo da çok güzel bir örnektir.”Hz.Ebu Hureyre ve Hz.Abdullah ibni Ömer zilhiccenin on gününde çarşı pazara çıkıp yüksek sesle tekbir alırlar,onları görenler de aynı şekilde tekbirlerle onlara eşlik ederlerdi.”(Buhari)

Hac ibadeti,İslamın beş şartından biridir.

Zilhicce ayında(zamanı mahsus)Kabeyi tavaf etmek,(mekanı mahsus)Arafat’ta vakfeye durmaktır.

Hem bedenen hem de mal ile yapılan bir ibadettir.Bunun için de sağlık çok önemlidir.

Bundan dolayı Efendimiz hac ve umre ibadetinin niyetinde “Allah’ım!Onu bana kolaylaştır ve kabul eyle!”diye dua etmiştir.

Hali vakti yerinde olan için farzdır.Ayeti kerimede şöyle buyrulmuştur;”0raya gitmeye gücü yetenin Kabeyi ziyaret etmesi,Allah’ın insanlar üzerindeki hakkıdır.”(Ali İmran,97)
Evet davet Allah’tan,icabet mümindendir.

Şair ne güzel ifade etmiş;
Her kime Kabe nasip olsa Huda rahmet eder
Her kişi hanesine sevdiğini davet eder “

Peygamber Efendimiz (s.a.v)de şöyle buyurmuştur;”Kabul edilmiş bir haccın karşılığı ancak cennettir.”(Buhari)
Rahman’ın misafirleri olan hacılar,bu ibadeti yaparken çok sabırlı olmalıdır.

Bu kutsi ibadetin kazandıracağı sevap ve fazilete zarar gelmemesi için çok hassas olmalıdırlar.

Kimseyi incitmemelidirler.Kuranı Kerim’de şöyle buyrulur;”Hac bilinen aylardadır.Kim o aylarda haccederse, bilsin ki hac sırasında kadına yaklaşmak,günah işlemek ve tartışmak yoktur.”(Bakara,197)

Hacılar ve umreciler,memleketleriden Allah’a giden elçilerdir.

Bu nedenle yakınlarını,komşularını hacca uğurlayanlar,onlardan dua isterler.

Bu konu hadisi şerifte şöyle ifade edilmiştir;”Hacılar ve umreciler,Allah’ın elçisidirler.Allah’a dua ederlerse Allah onların dualarını kabul eder.Allahtan günahlarının bağışlanmasını isterlerse,Allah onları bağışlar”(İbni .Mace)

Hacılara hizmet etmek,haccın ilk farz olduğu zamandan beri çok büyük bir sevap ve şerefli bir görev sayılmıştır.

Günümüzde de Mekke ve Medine’deki dairelerde(mektep)şu ibare yazılıdır.”Hacılara hizmet etmek,bizim için farzdır,vaciptir ve şereftir.”

Ne güzel bir anlayış!

Mukaddes beldelere giden hacılarımız,dikişsiz ihram (izar ve rida)elbisesiyle,her türlü dünyalıktan,makam ve mevkiden uzak,baş açık,ayak yalın mahşerin provasını yapar.

Lebbeyk Allahumme lebbeyk(buyur Allahım buyur)diye telbiyede bulunarak kulluğunu ikrar eder.

Her türlü renk ve dilden kardeşleri olduğunu anlayarak,ümmet olma bilincine kavuşur.

Cenab-ı Allah,bütün hacılarımızı Mekkei Mükerreme’nin şerefiyle şereflendirsin.

Medinei Münevvere’nin nuruyla nurlandırsın.

Salimen,bol manevi kazançlarla (ticaraten len tebur)dönmelerini nasip eylesin.

Gitmek isteyen bütün kardeşlerimize de nasip olsun inşaAllah.

Hayırlı,bereketli,huzurlu ve sağlıklı Cumalar…